Beştepe’ye çıkan CHP’li bakın kim çıktı! Kimin Sözcü’sü?

Ahmet Ravalı / İstanbul - 21 Kasım 2019

Bir zamanlar Türk basınının Amiral Gemisi diye anılan Hürriyet’in artık boğazda her limana uğrayıp, her kapıyı çalan dilenci vapuruna dönmesinin ardından meydanı boş bulan Sözcü, Türkiye’nin gündemini belirlemeye, değiştirmeye ve bir yerlerden kontrollü algı yönetimi yapmaya çalışıyor bir süredir.
Son olarak başyazarları Rahmi Turan’ın, çok önemli bir saray kuşuna dayanarak ortaya attığı iddia ortalığı karıştırmaya yetti de arttı bile. Turan’ın iddiasına göre saraya çok yakın ve çok önemli bir kaynağın, ‘yer yerinden oynayacak’ diye anlattığı iddiaya göre AKP Gene lBaşkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın CHP’den çok önemli ve etkin bir ismi sarayda kabul edip, CHP’nin başına geçmesinin ülke açısından çok önemli olduğuna ikna etmiş.
Rahmi Turan’ın ismini açıklamadığı, hatta ‘yer yerinden oynatacak’ diye konuştuğu halde bu kadar büyük etki beklemediğini söyleyerek tırsan saray köstebeği işini kaybetme korkusu yaşıyormuş sözüm ona!..
Her haliyle buram buram Beştepe kurmacası kokan bu oyuna Rahmi Turan ve Sözcü niye balıklama atlar ona bakmak lazım. Sözcü soruşturması, patronlarının yurt dışına kaçması ve her türlü maddi manevi baskı bunları çaresiz bıraktı diye aklınıza gelebilir ama değil.
Sözcü zaten ilk çıktığından beri kendine biçilmiş ‘muhalif’ rolünü çok iyi oynayan, MHP’li kadrolarca yapılan ve CHP tabanına satılan bir gazeteydi.
Koyunun olmadığı yerde keçiye Abdurrahman Çelebi derler misali Sözcü’nün iç ve dış gelişmelere bakışı, bunlara karşı takındığı tavırlar zaman zaman kendi içinde ikilem yaratsa da, kimi zaman AKP mantığı ile dış gelişmelere yaklaşsa her zaman muhalif basının öncü gazetesi sanıldı. Ne zaman ki Hürriyet oyundan çekildi veya çektirildi işte o zaman Sözcü en büyük rakibinin rolünü de üstlenmek zorunda kaldı.
Sözcü’nün kuyuya attığı taşın çıkardığı sesler içinde kimler yok ki. Şimdi Türkiye işi gücü bıraktı saraya gizlice çıkan CHP’linin kim olduğunu tartışıyor. 11 Haziran 2014’te Türkiye’nin Musul Başkonsolosluğu’na IŞİD tarafından düzenlenen silahlı baskında rehin alınan ve üç ay sonra kurtarılan Musul Başkonsolosu Öztürk Yılmaz’ın adı geçti önceleri. Ama Yılmaz zaten CHP’den ihraç edilmişti. Metin Feyzioğlu diyenler oldu. Ama zaten kendileri akıllara durgunluk veren manevralarla saraya çok önceden demir atmıştı. Hatta Muharrem İnce’nin adı bile dolaştı kulislerde. İlhan Kesici ise kendi adı ortaya atılınca sert bir açıklama yapmak zorunda kaldı.
Bu saydığım isimlerin hiç bir önemi yok. Önemli olan Türkiye gündeminin bu kadar ucuz oyunlarla değiştirilmesi ve sandığa gittiğinde yenileceği kamuoyu araştırmalarında açık ve net olan AKP’nin ve onun genel başkanının dümen suyuna giren muhalif Sözcü’nün tutumu.
Sözcü’nün ‘duayen’ gazeteci başyazarı Rahmi Turan’ın mesleki ustalığını tartışalım isterseniz. Bugüne dek çıkardığı gazetelerin tiraj ve satış rekorları kırmasıyla övünen Rahmi Turan ve ekibinin, Türk basınının bu hallere gelmesinde en büyük rolü olduğunu kim biliyor veya hatırlıyor mesela. Günaydın yıllarında milyon barajını aşan gazete yapan Rahmi Turan’ın önüne gelen fotoğraftaki kadında ‘az kan var’ diyerek tentürdiyot ile fotoğrafı boyadığı bir Babıali efsanesi değil gerçeğin ta kendisidir. Ya da şu meşhur ‘Sakallı bebek’ olayını bir hatırlayın mesela. Babıali’nin asparagas haber duayeni Rahmi Turan’ın daha sonra yine övünerek piyasaya sürdüğü kepaze Tan Gazetesi’ndeki müthiş haberciliğini kim inkar edebilir!..
Gelelim sözün özüne… Önümüzdeki bahara seçim sandığının önümüze geleceği artık hemen hemen belli olmuştur. HDP’nin elinden alınan belediyeleri öne sürerek TBMM’deki boş sandalye sayısını ara seçim yapılma sınırına taşıyabileceğinin konuşulduğu bugünlerde CHP zaten açık seçik bir şekilde seçim teklifi önlerine gelirse davul zurna ile karşılayacaklarını açıklamıştı. Seçime en başından beri karşı çıkan MHP’nin tavrının ise AKP’nin dümen suyunda olacağı malum. İyi Parti ise elinin en güçlü olduğu bir dönemde zaten seçimden yana olduğunu her fırsatta dile getiriyor. Sorun ekonominin iyice batağa saplanmadan AKP tarafından alınacak erken seçim kararı ile beklenti içine sokulmasında. Çünkü bu iktidarın artık ne ekonomiyi ne kendini ne de Türkiye’yi taşıyacak gücü kalmadı. O yüzden bu iktidarın ayakta kalma çabalarına yeter ki Sözcü ve benzerleri koltuk değnekliği yapmasın.
Bu satırlar yazıldığı sırada konu ile iddialara Saray’dan açıklama geldi. İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un yanı sıra AKP Grup Başkanvekilleri Numan Kurtulmuş ile Bülent Turan ağız birliği ile iddiaları yalanlayarak, “43 yıllık siyasi hayatında Sayın Cumhurbaşkanımızın herhangi bir siyasi partinin dizayn edilmesine yönelik adım atması ya da iç işlerine müdahale etmesi hiçbir zaman söz konusu olmamıştır” minvalinde açıklamalarda bulundu.
Bu açıklamalar Saray operasyonun son adımı olarak da nitelendirilebilir. Çünkü kuyuya taş atılmış, ortalık ayağa kaldırıldıktan sonra sütten çıkmış ak kaşık pozisyonuna dönülmüş ve kenara çekilip seyretme zamanı gelmiştir çünkü!..
Saray’ın ve AKP’nin bu yalanlamalarına basınımızın değerli ‘duayeni’ bakalım ne diyecek? Bu haliyle Beştepe’ye çıkan CHP’li de belli oldu. Kim mi dersiniz Rahmi Turan tabi ki. Önemli olan soru şu Rahmi Turan kimin Sözcü’sü?